İnşaat ve Altyapı
İnşaat ve altyapı hukuku, bir tesisin tasarımından geçici ve kesin kabulüne kadar süren yapım sürecinin hukuki çerçevesini oluşturur. Enerji projelerinde bu süreç, yalnızca yüklenici ile işveren arasındaki ilişkiyle sınırlı kalmaz; lisans takvimi, finansman koşulları ve şebeke bağlantı tarihiyle iç içe geçer. Legal Enerji, santral ve altyapı yatırımlarında yapım sürecini bu bütünlük içinde yönetir.
EPC ve yapım sözleşmeleri
Anahtar teslim (EPC) sözleşmeler, riski tek elde toplayarak finanse edilebilirliği artırır; ancak bunun karşılığı, sözleşme hükümlerinin çok daha titiz kurulması zorunluluğudur. Sözleşme mimarisini şu başlıklarda kuruyor ve müzakere ediyoruz:
- EPC, tedarik ve montaj, işletme-bakım (O&M) sözleşmeleri
- FIDIC standart koşullarının projeye uyarlanması ve özel koşulların yazımı
- Performans garantileri, kapasite ve verimlilik testleri
- Gecikme cezası ve performans tazminatı üst sınırları
- Teminat yapısı: avans, performans ve kesin teminat mektupları
- Alt yüklenici ilişkileri ve sözleşmenin devri hükümleri
- Kabul, devir teslim ve kusur sorumluluğu dönemi
Süre uzatımı ve hakediş uyuşmazlıkları
Yapım işlerinde uyuşmazlıkların ana kaynağı, gecikmenin hangi tarafa yükleneceğidir. Bu tartışma, çoğu zaman sözleşme hükümlerinden çok kayıt tutma disiplinine göre kazanılır. Süre uzatımı ve bedel artışı taleplerinde, bildirim sürelerine uygun ihbarların yapılması ve gecikmenin nedensellik zincirinin belgelenmesi konusunda müvekkillerimizi süreç boyunca yönlendiriyoruz. Hakediş itirazları, iş artışı, imalat değişikliği, mücbir sebep ve işin tasfiyesi hâllerinde hem müzakere hem yargı aşamasında temsil sağlıyoruz.
Arazi, imar ve izin süreçleri
Bir santral projesinin en sık gözden kaçan riski, üzerinde kurulacağı arazinin hukuki durumudur. Mülkiyet ve tapu incelemesi, kira ve üst hakkı tesisi, imar planı değişikliği, yapı ruhsatı, ÇED süreçleri, orman ve mera vasıf değişikliği, hazine taşınmazlarında kullanım izni ve tarım dışı kullanım izinlerine ilişkin işlemleri yürütüyoruz. Bu izinlerden herhangi birinin reddi hâlinde idari başvuru ve dava yollarını işletiyoruz.
Kamulaştırma ve irtifak
İletim ve dağıtım hatları ile enerji nakil hatlarının geçtiği taşınmazlarda kamulaştırma ve irtifak hakkı tesisi kaçınılmaz biçimde gündeme gelir. Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davaları, acele kamulaştırma kararları, kamulaştırmasız fiilen el atma iddiaları ve irtifak bedeline ilişkin uyuşmazlıklarda hem yatırımcı hem taşınmaz maliki tarafında deneyim sahibiyiz.
- FIDIC sözleşmeleri Türk hukukunda geçerli midir?Evet. FIDIC koşulları uluslararası kabul görmüş standart sözleşme metinleridir ve taraflar bunları sözleşme özgürlüğü çerçevesinde benimseyebilir. Ancak bu koşulların Türk Borçlar Kanunu'nun emredici hükümleriyle çelişen kısımları uygulanmaz. Bu nedenle standart metnin olduğu gibi kullanılması yerine, özel koşullarla Türk hukukuna uyarlanması gerekir.
- Süre uzatımı talebi ne zamana kadar yapılmalıdır?Sözleşmelerde süre uzatımı talepleri için genellikle gecikme sebebinin öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa bildirim süreleri öngörülür. Bu süre içinde usulüne uygun bildirim yapılmaması, hak sahibi taraf haklı olsa bile talebin reddine dayanak yapılır. Bu nedenle bildirim, henüz gecikmenin boyutu belli olmasa dahi süresinde yapılmalıdır.
- Gecikme cezası sınırsız olarak talep edilebilir mi?Uygulamada gecikme cezaları sözleşmede belirlenen bir üst sınıra (cap) bağlanır. Böyle bir sınır kararlaştırılmamışsa, aşırı gecikme cezasının Türk Borçlar Kanunu uyarınca indirilmesi talep edilebilir. Tacirler arasındaki sözleşmelerde indirim imkânı sınırlı olduğundan, üst sınırın sözleşmede açıkça yazılması önemlidir.
- Arazi sorunları projeyi hangi aşamada durdurur?En kritik anlarda: finansman kapanışında ve yapı ruhsatı aşamasında. Kredi verenler, mülkiyet veya kullanım hakkı belgelenmemiş arazide finansman sağlamaz; ruhsat da imar durumu uygun olmayan taşınmazda verilmez. Bu nedenle arazi incelemesi, yatırım kararından önce tamamlanması gereken ilk adımdır.
